Anne Lütfen Ölme.

Türkiye, içerisinde övünerek bitiremeyeceğimiz bir çok değeri olan ülkemiz. Uzun süredir televizyon haberleri takip etmiyorum. Ancak herhangi bir haber kanalını açtığınızda ya bir kadının şiddet gördüğüne, ya  taciz-tecavüz haberine, ya da bir ölüm haberine denk gelmeniz o kadar olası bir hal aldı ki. 

Bir şeyler oluyor çevremizde, bazı insanlar bağıra bağıra, kendisine gelen tehlikeden insanları haberdar etmeye, yardım istemeye çalışıyor. Bazılarına bu yardımı sağlayabilirken bazılarının sadece haykırışları içerisinde çok sonradan her şey bittikten sonra öğreniyoruz. 

En acısı da bunun gibi yüzlerce kadın ölüyor. Ancak sadece bu kadar yakından görebildiğimizde dikkatler bu yöne çevriliyor. Onlarca kadın gitti, isimleri bile hatırlanmıyor. Olaylar olmaya devam ediyor.

İnsanların artık yardım alabilmesi, sesini duyurabilmesi için gerçekten kötü durumda olduğunu sosyal medya üzerinden bir kitleyi arkasına alamadan olayın ciddiyetini kimseye anlatamıyor, bu çok acı bir durum. 

Daha acı bir durumsa öldürmeye uzanmayan ama şiddetle, tacizle sonuçlanan olaylar sonunda iyi halden, giyimden yırtmayı becerenleri kaldırmıyor vicdanımız. Bir suç işlemiş tekrardan işleyeceği belli ama devlet tarafından salınıveriyor. 

Emine Bulut(38), Kırıkkale’de eski eşi ismi hiç lazım değil bilmem ne tarafından 18 Ağustos Pazar Günü, Menderes Caddesi’ndeki bir kafede 4 yıl önce boşandığı eski eşi Emine Bulut ve kızı F.B.B ile buluştu. Aralarında çıkan tartışma sonrasında kızının gözleri önünde vücudunun çeşitli yerlerinden bıçakladı. 

İki noktanın altı çizilmesi gerekiyor. Bu video olmasaydı bu ölüm bu kadar ses getirir miydi? İnsanlar empati yapabilir miydi? Bu video çekilmeseydi, bunun yerine Emine Bulut kurtulabilir miydi? Kaçışan insanları görür müydük? İnsanlar için tabi kendi canı, güvenliği önemli, annelerimiz bile olaylardan uzak durmamızı tembih eder dışarı çıkarken kaç yaşında olursak olalım. Ama bir tehlike kalmadığında birine yardım etmekten kaçmamızı istememiştir eminim ki. 

Sebebi her ne olursa olsun bir insanın hayatına kast etmek, sonlandırmak gerçekten zalimce, haince, söylenecek bir çok söz var. Edilecek bir çok küfür ama bunların hiç biri bunun geri dönmesini sağlamayacak.

Bir çok yerde kısasa kısas bundan sorumlu olan kişinin idam edilmesini isteyen topluluklar var. Bence de edilmeli. Ama bu olayların sonunu getirecek mi?

Sigaraya, alkole, uyuşturucuya bu kadar üzerine gidilirken kadın şiddetlerinin, tacizin, tecavüzün, öldürmelerin dizi konuları olduğu ve sezonlarca süren eserlere imza atılıyor ama buna ses çıkarılmıyor.

Türkiye’de hiç olmaması gereken bir platform var. Anıt Sayaç
Öldürülen kadınların sayacını tutan, isimlerine tıkladığınızda sebeplerini gösteren bir sayaç hiç olmamalı hatta durmalı.

Ahbap İyilik Hareketinin başkanı çok yakinen takip ettiğim Haluk Levent’in bu gönderisi bir nebze olsun mutlu etmişti beni;

KADES, Emniyet Teşkilatının çıkardığı kadına karşı şiddetle mücadele sistemi umarım çok daha iyi hale getirilir.

Bir şeyler oluyor, üzülüyor günler geçiyor insanlar normal hayatına devam ediyor. Kimseye kardeşim dur hayatı durdur hiç hak etmeyen biri hayatını kaybetti diyemiyoruz. Kimseden fazlasını isteyemeyiz. Sadece saçma sapan açıklamalar yapan, kültüre, dine, ataerkil bir topluma yıkmaya çalışan, insanların inanmasını sağlayan kişileri oldukları yerden etmeliyiz. Eğitim, aile sistemlerinde öldürmek değil, rahatsız etmenin bile kötü bir davranış olduğunu altını çize çize öğretmeliyiz.

Ben ölmek istemiyorum.

Anne lütfen ölme.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir