Neden?

Türkiye’nin içerisinde bulunduğu bu son durumlar, ekonomik krizler, dolar artışı, faizlerin yükselmesi, sürekli bir yorum yapma hevesi, sürekli bir eleştiri yapmak ya da suçu birilerine bırakma hevesi nereden geliyor?

Bir şeylerin gidişatı yanlış, bir şeylerin olduğu durumlar yanlış, bazen yanlış bulduklarımız bile yanlış.

Genelde toplumumuzda bir alışkanlık var. Durum hakkında genelleme yapacak yorumlar yapmak, durum analizi yapmak, kritik yapmak bunu en küçük bir köy kahvesinden en büyük firmaların sigara odalarına kadar varsayabiliriz. Bak kardeşim ben geçen bir video izledim, ya hocam geçen bir şey duydum şöyle olacakmış. Zaten bunlar hep şunun oyunu, şunlar hep düzmece gibi uzayıp hiç sonu bağlanmayan konuşmalar.

Takip ettiğimiz bir çok aydın, yazar, profesör Endüstri 4.0, efenim yapay zeka, silikon vadisi, robotlar, futurizm çok önemli kesin biz de yapmalıyız, kesin şöyle olmalı diyerek yurt dışında yapılan dans eden robotları, drone’ları paylaşıyorlar. Ama kimse ya arkadaş biz neden yapmıyoruz demiyor. Bu şekilde dövünen de çok kişi var benim amacım neden yapmıyoruz demek değil. Yapmıyoruz, neden diye sormuyoruz, neden diye soranlara tam bir cevabımız bile yok. Ama suçu başkalarına atacak bir çok sebebimiz var. Bazı bölümler iktidar partiyi, bazıları eğitim sistemini, bazıları karşılaştığı kötü olayları paylaşıyor. Kaç kez çok iyi proje yapan kişilerin desteklenmeyip, yurt dışından destek alıp ardından yurt dışında işler yaptığını okuduk? Kaç kez projelerini, girişimlerini duyuramayan, destek alamayan, yarışmalara katılamayan genç dahilerin feryatlarını dinledik. Neden onlara hiç bir şey demedik?

Velhasıl kelam demek istediğim, bir şeyleri yapanları paylaşıp bakın elin oğlu neler yapıyor demekle olmuyor iş. Yanlış bir şey mi var, eğitim sistemimiz mi?

Kim ilkokullarda robotik eğitimler aldı şu ana kadar, kim lisede laboratuvar derslerini aktif bir şekilde gördü, kim Türkiye’nin rastgele bir üniversitesini düşündüğümüz de yeterli girişimci dersleri, yönlendirmesi, proje eğitimleri, destekler alabildi ve yönlendirildi?

Hatırlıyorum ilkokulda verilen bir bilginin neden olduğunu sorduğumuzda sorgulamadan kabul etmemiz gerektiğini söyleyen hocalarımız vardı. Bir bilginin nereden geldiğini bile bilmeyen kitap-hocalarımızdan biz gelecek eğitimi aldık. Tüm hocalar böyle değildir tabi ki işini hakkıyla yapan hocalarımız söz meclisten dışarı, bizim karşılaştıklarımız belki böyle olabilir. Böyle merak ettirmeden, araştırmadan, heveslenmeden geldiğimiz eğitim sisteminde sınavların değişiklikleriyle kendimizi bir yerlere atma peşine düştük. Ailemizin de bizden bir şey olup olmayacağının kanıtı kitap-hocalarımızın ağzından çıkacak iki kelimeye bağlı olduklarından dolayı. Bunu alın sanayiye verin, şundan adam olmaz gibi kör ön yargılarla en iyi yapacak kişileri bile başlamadan bitirdiniz belki de.

Peki şu an ne yapmalıyız?

Onlar şunu yapmış, biz çok geriyiz, şuradayız buradayız demektense öncelikle problemlerimize bakmamız gerekiyor. İnsanlarımız için en büyük problem nedir?

Nereden başlayacağını bilmeyen insanların hiç başlayamaması.

İnsanlara öncelikle bulunduğumuz yeri, konumu hatırlatmamız gerekiyor. Sonra insanlara başlayacağı, yapabileceği şeyleri vermek olacaktır. İnsanlar bir yerden başlarsa eğer yapabileceklerini de gördüklerinde biraz daha merak edeceklerdir. Çünkü insanlar yapabileceklerini gördüklerinde başarılı olduklarını kanıtlamak için daha da ilerlemeye çalışacaklardır. İnsanlara araştırması gereken konuları, yazıları, makaleleri önermeli. Bunları sadece önerip bırakmamalı. Öncelikle insanlara merak ettirip, sonra araştırmalarını sağlayıp heves haline geldikten sonra, bu sistemi onların yapmalarını sağlamak olacaktır. Yapay Zeka diyoruz, bunu üniversite öğrencileri nasıl araştıracaklar? Bu işte nereye kadar gelinmiş, nereye gelinmek isteniyor? Ne yapılmalı, hangi programlar öğrenilmeli, nerelere katılmak gerekiyor? Hangi e-posta gönderimine kayıt olmalıdır? Hangi yabancı sayfalardan bilgi almak gerekir?

Bunları anlatın, dans eden robot videosu paylaşmak yerine dans etmesini nasıl geliştirebileceğimizi tartışalım. Kahve muhabbeti gibi teknoloji dersleri vermeyin. İnsanlara yol göstermekten daha çok o yolun ne kadar uzun olduğunu anlatmayı bırakın artık.

Bilgi paylaştıkça çoğalır, bildiklerinizi tüm insanlara anlatın, paylaşın. Ancak böyle karanlıklardan kurtulur, güneşli günler görebiliriz. Linkedin’de sizi takip edenlerin yarısından çoğunun anlamadığı İngilizce yetkinlikler eklemek yerine, insanlara anlayabileceği, üzerine koyabileceği şeyler verin. Bir rol modele bürünmek yerine, insanlara sorularını cevaplayan, yol gösteren olmayı tercih edin. O zaman başkalarının yaptığı modelleri değil, kendi modellerimizin nasıl geliştirilebileceğini tartışabiliriz.

Tüm engelleri, devleti, iktidarı, eğitimi, sistemi bir kenarı bırakın.

Biz bu sisteme ne katabiliriz bunu tartışalım, daha yararlı olacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir