Yazılı Düşünüyorum 2 - Taslak

Yazılı düşünüyorum bir düşünce yazısıdır. İçimden geçen soruların, bulunması gerekmeyen cevaplarının kayıtlı tutulduğu bir yerdir. Kimseye bir faydası olmayabilir, herkese faydalı da olabilir. Bu yazı konumuzda kurtulamadığımız taslak konusunu ve sebeplerini irdeliyoruz.

Hayatımın son bir yılı çok inişli ve çıkışlı geçiyor. Hiç bilmediğim denizlerde kendime hem sörf yapabileceğim dalga hem de durup dinlenebileceğim adalar arıyorum. Bir adada durduğumda, dalgaların içinde boğuşmayı özlüyorum. Dalgalarla boğuşurken, durup dinlenmeyi istiyorum. Bu döngü hayatımın tüm dinamiklerini belirlerken nereye gideceğimi bilmeden yönümü arıyorum.

Bilmeden dediğime de bakmayın. Çıktığım okyanusu tanıyorum. Çıktığım yola bilerek ve isteyerek çıktım. Ancak bu yolu nasıl geçirmek istiyorum, nelerle beraber geçiriyorum konusunda emin olamıyorum.

İnsanın yaptığı planlarının gerçekleşmesini görmesinden daha güzel bir şey yok sanırım. Ama çok fazla plan yapan ve kurgulayan birisi için gerçekleşen planlardan her zaman daha fazla gerçekleşmeyi bekleyen plan olabiliyor. Buna ek olarak insan doğası gereği insan her zaman daha fazlasını talep eden bir yapıda oluyor.

Son bir yıl içerisinde hayatı yaşarken durup bunlardan aldığım deneyimleri aktarabilecek süre bulamıyorum. Daha doğrusu süre her zaman yaratılabilir. Ancak deneyimlerim birbiriyle bağıntılı oldukları için, ‘Evet, tamam bunları artık aktarmalıyım’ diyemiyorum. Bir şeylerin beni tetiklemesi için bloguma girip başlık atarak yazıların ana hatlarını belirlemeye çalışıyorum. Son yazım olan Yazılı Düşünüyorum 1 – Şu Olaylar Bir Geçsin yazısını 26 Eylül 2021 tarihinde yazdığımı fark ettim. Şu olaylar geçmedi. Yenileri eklendi ve eklenmeye devam ediyor.

Hiçbir şey olmamasındansa en azından yola çıkmak için taslaklar atıyor olmamın faydalı olduğunu düşünüyorum. Ancak çok fazla taslak içerisinde de bir şeyler yapamadığımı görmek biraz beni motivasyon olarak geri çektiğini görüyorum.

Ev temizliği muhakkak yapmışsınızdır ya da tanık olmuşsunuzdur. Dip bucak bir ev temizliği yaptıktan sonra şöyle oturup temizlediğiniz ve tüm kalabalıktan, kirlilikten kurtulduğunuz yere bakarak keyifle oturmanın keyfi gibi bir ihtiyacım var. Yani hayatımın tüm kalabalığına, birikmişlerine, kirliliğine, kafama takılan her şeye dip bucak bir paspas atıp keyifle oturma ihtiyacım var.

Kafamda çok fazla taslak, çok fazla yapılması gereken, çok fazla gereklilik var. Hayatım boyunca bir şeyleri görmezden gelerek, bir şeyleri arka plana atarak yaşayabilmeyi öğrenemedim. Yaşadığım bir olayı arka planda bırakmak gamsızlık mı yoksa gereklilik mi bilmiyorum. Ama sanıyorum bu bir gen. Yaşadığım şeyleri kendimce çözüme ulaştıramadığım, sonuca bağlayamadığım ya da tekrar yaşayıp, yaşamayacağımı bilmediğim zaman o olay bir açık sekme gibi hayatıma asılı kalıyor.

Son zamanlarda çok yoğun yaşadığım farklı bir duygu ise hayatın hızına yetişmek isteyip istemediğim konusu oldu. Bazen bu hıza yetişmek, bir şeylerin içerisinde olmak istiyorum. Bazen ise uzaklaşıp yavaşlayabilmek istiyorum. Buna bir örnek verebilirim. Mesela bir hafta sonu oturup kendimce okumak için edindiğim kaynakları eritmek istiyorum. Tam bu eyleme başladığımda hayatın farklı noktalarında hızla akan şeyler aklıma geliyor ve dağılıyorum. Hızla yaşadığım bir anın içerisinde ise: ‘Keşke şu an evde ayaklarımı uzatıp şunları yapsaydım’ diyorum.

Hayatlarımız seçimlerden ibaret olduğu çok barizdir. Ancak fark ettiğim sorun o anın içerisinde kalamıyor olduğum. Yaşadığım anın içerisinde farklı bir anı düşlüyorum. Bu da sürekli bir döngü halinde devam edip duruyor. Halihazırda olduğum anda mutlu, huzurlu kalabilmemi engelliyor.

Bu yazıda beni engelleyen ve taslaklarımı oluşturup daha fazla engelleyen şeyleri gözlerimin önüne sermek istedim.

Ev çok dağınık ama bir odadan başlamak gerekiyor. Burası da başladığım oda oldu. Durmak için bulduğum adalarda, dalgalarla nasıl boğuştuğumu anlatabileceğim anları yaratabilmek birinci çıktım. Ev çok dağınık diye ertelemekten, kaçmaktan bir yere varamayacağımı ve bu evin benim evim olduğunu görüp bir odadan başlamam gerektiği ikinci çıktım oldu.

İsteklerimi ve taslaklarımın çok olmasının, benim motivasyonumu kıran bir engel olmamasını ve farklı noktalara çıkmaya çalıştığım bir merdiven olmasını istiyorum. Bir taslak daha eklendi. Bu taslağın çıktılarını ve dönüşümlerini kendimle ve sizinle paylaşabilmeyi diliyorum. Geçmiş tecrübelerin ve gelecek endişelerinin içinde anda kalabilmeyi ve o an yaşadıklarımın keyfini çıkarabildiğim günleri hem kendime hem de size diliyorum.

Tagged With:

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir