Neler Öğreniyorum?

Neler Öğreniyorum? -5

Geçtiğimiz hafta sınavlarımı atlattığım çok yoğun bir haftaydı. Mühendislikte uzaktan eğitim ve sınavla ilgili bir çok şey öğrendik. Aslına bakarsanız bir çok kişinin şikayetçi olduğu bu sistemi çok sevdim. Açıkçası seneye böyle eğitim görmeye şu an onay verebilirim. Bir şeyleri becermenin insanın elinde olduğunu düşünüyorum.

Bir önceki hafta yazılan Neler Öğreniyorum serisi yazısını okumak için lütfen tıklayınız.

E-posta gönderimine yeni bir soluk getirme iddiasında olan girişim : HEY

Uzun süredir üzerinde düşündüğüm bir sistem olan e-posta kültürü aslında herkesin sevdiği bir sistem değil ama mesajlaşma uygulamaları değilde yerine e-posta sistemlerini kullanmayı tercih edebilirim. E-posta kullanımında çok fazla parçalamama, düzene sokmak istememe rağmen hala istenmeyen e-postalar ve karışık bir düzenle karşılaşabiliyorum. Ancak mesajlarıma girmeden e-postaya girerek abonesi olduğum onlarca bültenin takibini yapıyorum. Daha kolay ve daha içselleştirilmiş geliyor olabilir.

E-posta atmak eskisi kadar popüler olmadığı düşünülse bile hem resmiyet hem de kullanıcıların odaklandığı içerikler sayesinde hala çok önemli bir konumda olduğunu görüyoruz. Son yıllarda büyük firmaların çabasıyla istenmeyen e-postalar sayısının azalmasını görüyoruz ancak hala bir sorun olarak karşımıza çıkabiliyor.

E-posta alanında son olarak karşımıza çıkan isim Basecamp‘in kurucu ortağı David Heinemeier Hansson karşımıza çıkıyor. Kullanıcılarına bir e-posta adresi ve gelen kutusu sunulacak ismi de Inbox’a yakın şekilde Imbox olacak. (Important box)

Gelen e-postaların önem derecelerine göre kişiselleştirilebilecek imkan sağlamak amaçlanıyor. Ayrıca “The Screener” özelliği sayesinde size ilk kez e-posta gönderen kullanıcılar için bir değerlendirme yapmanız isteniyor. Bu kullanıcılardan bir daha e-posta alıp almak istemeyeceğiniz belirleniyor. Ayrıca HEY uygulaması, size atılan postalarda sizi takip eden her öğeyi (tracker, pixel vb.) bloklamayı ve gizliliği vaat ediyor.

Bu girişimi, kullanıcılarına “@hey.com” uzantılı e-posta hesapları sağlayacak. Girişim şu anda sadece davetiye usulü olarak çalışıyor.

HEY uygulaması web üzerinden de çalışıyor. Aynı zamanda HEY uygulaması Google Play Store’da da yerini almış durumda. iOS sürümününde ise kargaşa hakim. Apple’ın aldığı komisyon nedeniyle aynı Spotify’da olduğu gibi bir başkaldırı var. Son olarak HEY’in ücretli bir e-posta hizmeti vereceğini de bildirelim. HEY servisi için belirlenen yıllık ücret 99 dolar olarak belirlenmiş. Bu ücret karşılığında kullanıcılar 100 GB’lık bir gelen kutusu alanına sahip olacak.

Kullanma şansım olursa kullanıp deneyimlerimi paylaşacağım. İletişime geçtim ancak şu an herhangi bir öğrenci modülü bulunmuyor.

Twitter, sesli tweet özelliğini test ediyor.

Twitter kurulduğundan beri genel yapısını çok değiştirmeden ana mevzusuna yoğunlaşarak işlevlerini sürdüren bir şirketti. Bu adımı birazcık şaşırttı. Öncelikle iOS cihazlarda test ettiği özellik sayesinde kullanıcılar attıkları tweetlere ek olarak ses kaydı ekleyebilecek. Bu özellik ile yazılan mesajlara 140 saniye ile kısıtlı bir ses kaydı oluşturma imkanı sağlanacak.

“Yerli Patreon” modeli Fongogo’dan : Kumbara

Patreon bildiğimiz gibi içerik üreticilerine kendi abonelik sistemlerini oluşturmalarını sağlayarak ücret kazanabileceği ve kişisel bir abone grubu oluşturabilecek bir ortam sağlıyor.

Aslına bakarsanız Patreon 2013 yılında ortaya çıkmış bir platform. Bunun yerlisinin bu kadar geç gelmesi biraz şaşırtıcı. Ancak anlaşılabilir. Çünkü biz yaptığımız işin yürümesine değilde biraz daha fazla kazancına odaklı olduğumuz için -rassal bir genelleme- daha fazla masraf ve ücret almak istiyoruz. Daha az kazanan bir içerik üreticisi de daha az ödemek için farklı yerlere kaçıyor.

Fongogo tarafında yayınlanan projelerin kampanya süresi boyunca tek seferlik fonlama alabileceği bir hedefleme üzerine çalışıyorlardı. Bu sunulan sistemde ise kampanya süresi olmadan, proje sahiplerini aylık destek alabilecekleri bir projeye dönüştürülmesini hedefliyor.

Tutar olarak 10-50-100 abonelik seviyeleri belirlenmiş. Destekte bulunan kişiler proje yöneticisi tarafından belirlenmiş avantajlara sahip oluyorlar.

İkinci Dalga Covid-19 Psikolojik Yıkılmalara Sebep Olabilir.

Kim neler hissediyor bilmiyorum ancak bir yanım çok duyarlı yaklaşırken diğer yanım artık bitsin diyor. Önlemler alıyorum ama bir yerden sonra yıkılıp gidiyor gibi çünkü sokağa çıktığımızda kimsede maske yok, herkes el ele kol kola geziyor sanki hiç bir şey olmamış gibi devam ediyorlar.

Ayrıca ülkemizde her yıl sonunda olduğu gibi lise, üniversite seçim sınavları yapılıyor. Bu sınavların ne kadar önlem alındığı söylense de sınavları deneyimlemiş kişilerin böyle bir önlem alınmadığını savunan onlarca paylaşımına denk geldim.

Geçen günlerde hareketlilik yaşanan vaka sayısında artışlar gözle görüldü, ancak düşüş olduğu söylendiğinde bile ülkede bir günde 1000 kişinin hasta olduğunu görüyoruz. Tekrar büyük bir sürece girersek ki gireceğiz gibi duruyor böyle bir süreci ülkenin psikolojisinin kaldırabileceğine inanmıyorum.

Araştırmacı DAN ROBITZSKI tarafından yapılan araştırmada tam olarak bu konuya değiniyor.

Tekrar normalleşme süreciyle kendine gelmeye çalışan insanların tekrardan evlerinde kalmaları istendiğinde çok büyük bir yıkımla karşılaşacağı söyleniyor.

Akıllı telefon ama ne kadar akıllı?

92 yaşındaki bir çitfçi 21 metrelik bir merdivenden düşüyor ve hareket edemiyor. Ardından siriden yardım alarak kötü düştüğünü söylüyor. Bu olay yaşanırken Apple’dan düşme tespit fonksiyonu sayesinde yakındaki itfaiye ekiplerine haber veriliyor. Ardından siri yakındaki ekiplere bildirildiğini ve yolda olduklarını söylüyor.

Kullanıcısı saate minnettar olduğunu ve olmasaydı öleceğini söylemiş.

Akıllı telefonun böyle yaşlılar, hastalar ve yardıma muhtaç insanlar için bir şeyler geliştirmesi gerçekten çok güzel değil mi?

ABD’de Gişe Rekoru Kıran ve Zoom Üzerinden Çekilen Sıfır Bütçeli Film

Yapımcıları Christian Nilsson ve YouTuber Eric Tabach, yakından bildiğimiz görüşme platformu Zoom üzerinden Unsubscribe isimli korku filmi çekerek pandemi sürecini fırsata çevirdi ve gişede bir numaraya yerleşti.

Yapımcılar pandemi süresince sinema salonlarının kapalı kalması üzerine bir konuşma içerisindeyken aklına bir film çekip gişe rekoru kırma fikri geliyor.

New York’ta yaşayan yönetmen, video gazeteci ve yapımcı Christian Nilsson ve oyuncu ve YouTuber Eric Tabach bu fikir üzerine bir araya geliyor. Tamamı Zoom üzerinden çekilen filmin oyuncuları da arkadaşları olunca hiç para harcamadan filmi çekmeyi başarıyorlar.

10 Haziran’da gösterime giren Unsubscribe isimli 29 dakikalık kısa korku filmi, ABD’de gişe rakamlarına göre vizyondaki filmleri sıralayan sitelerden biri olan Box Office Mojo’ya göre birinci sıraya yerleşiyor.

Kötü zaman iyi zaman demeden tüm olumsuzlukları kendi lehine çevirebilmiş bir girişimci oldukları kesin, gerçekten tebrik ederim.

Natro, team.blue tarafından satın alınıyor!

Şu an bu yazıyı okumakta olduğunuz sitenin ve Türkiye’nin bu alanda en önemli oyuncularından biri olan alan adı ve web hosting firması Natro, Team Blue tarafından satın alınıyor.

Duyumlara göre 200 milyon TL’nin üzerinde bir bedelle satılan Natro’nun şu an 120.000’den fazla aktif müşterisi ve 500.000’den fazla kayıtlı alan adı bulunduruyor. 1999’da kurulan girişim alan adı kaydı, web hosting, e-mail hosting, cloud sunucu ve çeşitli güvenlik çözümleri gibi internet hizmetlerine sahip.

Ayrıca belirtmekte fayda var bu benim kullandığım üçüncü firma ve yenilemeyi düşündüğüm firma gayet memnunum, devir işleminden sonra böyle kalmasını temenni ediyorum.

Babalar Günü

Özel günleri, bayramları çok kutlamayı diğer insanların gözüne sokmayı seven bir insan değilim. Yani bir şeyleri sırf yapmak için yapmaktan pek mutlu olan birisi değilim.

Ancak yazılarımı takip ediyorsanız bazı özel günlerde firmaların bugünler için yaptığı özel içerikleri incelediğim bir serim vardı. Bugünü bir yazıda incelemeyeceğim. Ancak değinmeden geçemeyeceğim bir reklam var Yapı Kredi Bankasının yaptığı bir reklam kampanyasına denk gelmediyseniz beraber bakalım.

Diğer markaların reklamlarını incelemek için tıklayabilirsiniz.

Okuma Önerisi :

Karantinada Seyahat

İzleme Önerisi : Osmanlıda Veba – Kültür Tarih Sohbetleri

Dinleme Önerisi : Merak Listesi

İsmi kaçırdığım için pek üzüldüm. Güzel bir seri tavsiye ederim.

Bir “Neler Öğreniyorum?” yazısının daha sonuna geldiniz. Bu seride bir çok ilgimi çeken girişimden bahsettim. Biliyorsunuz artık ne iş yapıyorsanız yapın yolunuz sürekli teknolojiyle, girişimler ile kesişmek zorunda kalıyor. Bu konulara tutkulu bir meraklı olarak bu kadar hareketli bir haftada ağırlığı vermeden geçemezdim. Umarım bir şeyler öğrenmenize, merak etmenize yaramıştır. Lütfen fikirlerinizi yorum olarak gönderin, bir sonraki seride görüşmek dileğiyle.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir